Sözleşme·6 dk okuma·

Avukatlık Ücret Sözleşmesi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Maddeler

Avukatlık ücret sözleşmesinde hangi hükümler mutlaka yer almalı, vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlıklar nasıl önlenir?

KA
Kerim Aydemir

Kurucu ve CEO, Miron Group LLC

Ücret Sözleşmesinin Önemi

Avukat ile müvekkil arasındaki ilişkinin en somut belgelerinden biri ücret sözleşmesidir. Baştan net ve kapsamlı hazırlanmış bir ücret sözleşmesi, hem tarafların beklentilerini netleştirir hem de sonradan çıkabilecek vekalet ücreti uyuşmazlıklarının önüne geçer.

Sözleşmede Mutlaka Bulunması Gereken Unsurlar

1. İşin kapsamının net tanımı: Hangi dava veya danışmanlık hizmetinin verileceği, hangi aşamaların dahil olduğu (örneğin yalnızca ilk derece mi, istinaf ve temyiz dahil mi) açıkça belirtilmelidir.

2. Ücret türü ve tutarı: Maktu ücret mi, saatlik ücret mi yoksa dava değeri üzerinden nispi ücret mi öngörüldüğü net biçimde yazılmalıdır. Nispi ücret kararlaştırılacaksa kanunun iki sınırı vardır: oran, dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz ve sözleşme, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü içeremez. Yani "taşınmazın üçte biri vekâlet ücreti olarak avukata ait olacaktır" biçiminde bir düzenleme geçerli değildir.

Alt sınır da vardır: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin altında ücret kararlaştırılamaz. Tarife her yıl güncellendiği için sözleşme yapılırken yürürlükteki tarifenin kontrol edilmesi gerekir.

3. Başarı ücreti (kanuni sınırlar dâhilinde): Davanın kazanılması hâlinde ek bir başarı ücreti öngörülüyorsa, oranı ve hesaplama yöntemi açıkça belirtilmelidir. Yüzde yirmi beşlik üst sınır burada da geçerlidir; maktu ücret ile başarı ücreti birlikte kurgulanıyorsa toplamın bu sınırı aşıp aşmadığı hesaplanmalıdır.

4. Masraf ve harçların durumu: Yargı harçları, bilirkişi ücreti, tebligat gideri gibi kalemlerin ücrete dahil olup olmadığı, kim tarafından karşılanacağı netleştirilmelidir.

5. Ödeme planı: Peşinat, ara ödemeler ve dava sonunda yapılacak son ödemenin zamanlaması belirlenmelidir.

6. Azil ve istifa hâli: Aşağıda ayrıntılı ele alındığı üzere kanun bu iki hâl için farklı ve net sonuçlar öngörür; sözleşme metni bu kuralları tekrar etmeli ve hesap yöntemini somutlaştırmalıdır.

7. Ücretin KDV ve stopaj karşısındaki durumu: Kararlaştırılan tutarın KDV dâhil mi hariç mi olduğu yazılmalıdır. Kurumlara verilen hizmetlerde gelir vergisi tevkifatı da gündeme geldiğinden, müvekkilin ödeyeceği brüt tutar ile avukatın eline geçecek net tutar farklıdır. Bu ayrım yazılmadığında, sözleşme geçerli olsa bile ödeme aşamasında uyuşmazlık çıkar.

Azil ve İstifa: Kanun Ne Diyor?

Erken sona erme, ücret sözleşmelerinde en çok tartışma doğuran başlıktır ve buradaki kural sezgiye aykırıdır. Yaygın varsayım, sözleşme erken bittiğinde o ana kadar yapılan işin karşılığının ödeneceğidir. Avukatlık Kanunu ise farklı bir denge kurar:

Azil hâlinde ücretin tamamı ödenir. Müvekkil avukatı azlederse, kararlaştırılan ücretin tamamı istenebilir. Bunun tek istisnası, avukatın kusur veya ihmali sebebiyle azledilmiş olmasıdır; bu hâlde ücret ödenmez. Yani tartışmanın konusu "ne kadar iş yapıldı" değil, "azil haklı mı" sorusudur.

Haklı sebep olmaksızın işi bırakan avukat ücret isteyemez. Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın bırakan avukat ücret talebinde bulunamaz. İstifanın haklı olup olmadığı burada belirleyicidir.

İki yönlü sonuç: müvekkil açısından azil, ücret yükümlülüğünden kurtulmanın yolu değildir; avukat açısından işi bırakmak, yapılmış işin karşılığını almanın yolu değildir.

Sözleşmeye yazılması gerekenler bu yüzden şunlardır: azil ve istifa hâlinde izlenecek usul, dosyanın ve belgelerin teslimi, o tarihe kadar yapılmış masrafların durumu ve varsa aşamalı ücret yapısında hangi aşamaların tamamlanmış sayılacağı. Aşamalı ücret (dilekçe, ilk celse, bilirkişi, karar) tanımlanmışsa, tartışma somut bir kayda oturur.

Karşı Yan Vekâlet Ücreti Kime Aittir?

Bu, müvekkille yaşanan en yaygın yanlış anlaşılmadır. Dava sonunda karşı taraf aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti, kanun gereği avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.

Müvekkil çoğu zaman bu tutarı kendi alacağının bir parçası sayar ve avukatın ücretinden düşülmesini bekler. Sözleşmede bir cümleyle bu noktanın açıklığa kavuşturulması, dava sonunda çıkacak tartışmayı baştan bitirir.

Ayrıca sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde, avukatlık ücretinin ödenmesi bakımından her iki taraf müteselsil borçlu sayılır. Bu, dosyanın tarafların kendi aralarında sessizce sulh olmasıyla kapandığı hâllerde avukatın başvurabileceği önemli bir korumadır.

Avukatın, kendi çalışması sonucunda müvekkilin elde ettiği veya muhafaza ettiği mallar ile alacaklar üzerinde diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkı bulunduğu da not edilmelidir.

Yazılı Sözleşme Yoksa Ücret Nasıl Belirlenir?

Ücret sözleşmesinin yazılı olması geçerlilik şartı değildir; yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır. Ancak yazılı sözleşme yoksa ya da mevcut sözleşmenin ücrete ilişkin hükmü belirsiz, tartışmalı veya geçersizse kanun bir tamamlayıcı ölçüt getirir.

Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde, asgari ücret tarifesinin altında olmamak koşuluyla, davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre, ilamın kesinleştiği tarihteki dava değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir tutar avukatlık ücreti olarak belirlenir.

Bu ölçütün varlığı, yazılı sözleşme yapılmamasını mazur göstermez. İki sebeple: birincisi, belirlenecek tutar sözleşmeyle kararlaştırılabilecek tutarın altında kalabilir; ikincisi, "kazanılan bölüm" ve "avukatın emeği" ölçütleri takdire açık olduğundan sonuç öngörülemez. Yazılı sözleşme, bu belirsizliği ortadan kaldırmak için yapılır.

Ücret Alacağında Zamanaşımı

Avukatlık ücreti alacağı, vekâlet sözleşmesinden doğan bir alacak olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, on yıllık genel süre varsayımıyla bekletilen dosyalarda gerçek bir kayba yol açar.

Sürenin başlangıcı bakımından belirleyici olan, alacağın muaccel hâle geldiği tarihtir. Aşamalı ödeme kararlaştırılmışsa her aşama için süre ayrı işler; bu da sözleşmede ödeme takviminin yazılı olmasının bir başka sebebidir.

Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar

Kapsam belirsizliği: "Dava sürecinin tamamı" gibi belirsiz ifadeler, istinaf/temyiz aşamasının ayrı ücrete tabi olup olmadığı konusunda uyuşmazlığa yol açabilir.

Başarı ücretinin belirsizliği: Başarı ölçütünün (davanın tamamen mi kısmen mi kazanılması) net tanımlanmamış olması, dava kısmen kabul edildiğinde tartışmaya açık hale gelir.

Azilde haklılık tartışması: Azil hâlinde ücretin tamamının isteneceği kural olduğundan, uyuşmazlık doğrudan azlin haklı olup olmadığına kayar. Bu yüzden dosyada yapılan işin kayda geçirilmiş olması — müvekkile gönderilen bilgilendirmeler, duruşma ve dilekçe kayıtları — avukat açısından en güçlü savunmadır.

Karşı yan vekâlet ücretinin mahsup edilmek istenmesi: Müvekkil, hükmedilen vekâlet ücretinin kendi ödemesinden düşülmesini bekler. Kanunun aksini düzenlediği bu nokta sözleşmede yazılı değilse tartışma kaçınılmazdır.

Yüzde yirmi beşlik sınırın aşılması: Maktu ücret ile başarı ücreti ayrı ayrı makul görünürken toplamda sınırın aşılması, hükmün geçersizliği tartışmasını doğurur.

KDV ve stopajın belirtilmemesi: Tutarın net mi brüt mü olduğu yazılmadığında, ödeme aşamasında taraflar farklı rakam bekler.

Sözleşme Kontrol Listesi

  1. İşin kapsamı hangi aşamaları içeriyor — ilk derece, istinaf, temyiz, icra ayrı ayrı yazılmış mı?
  2. Ücret türü net mi; nispi ücret varsa yüzde yirmi beşlik sınırın altında mı?
  3. Toplam ücret Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin üzerinde mi?
  4. Dava konusu mal veya haktan aynen pay verilmesi öngörülmüş mü (öngörülmemeli)?
  5. Başarı ücretinde başarı ölçütü tanımlı mı — kısmen kabul hâli nasıl hesaplanıyor?
  6. Masraf ve harçlar kime ait, avans usulü belirlenmiş mi?
  7. Ödeme takvimi ve aşama tanımları yazılı mı?
  8. Azil ve istifa hâlinde izlenecek usul ile hesap yöntemi belirlenmiş mi?
  9. Karşı yan vekâlet ücretinin avukata ait olduğu açıkça yazılı mı?
  10. Tutar KDV dâhil mi hariç mi, stopaj durumu belirtilmiş mi?
  11. Birden fazla müvekkil varsa sorumluluk müteselsil mi?
  12. Sözleşme her iki tarafça imzalanmış ve bir nüshası müvekkile verilmiş mi?

Emsal Kararın Rolü

Ücret uyuşmazlıklarında kanun çerçeveyi verir; azlin haklı sayıldığı hâller, istifanın haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, kısmen kabul edilen davalarda nispi ücretin nasıl hesaplandığı ve yüzde yirmi beşlik sınırın hangi tutar üzerinden uygulandığı içtihatta netleşmiştir.

Miron AI'ın Belge Stüdyosu modülü avukatlık ücret sözleşmesi taslaklarını dosya bilgilerinize göre hazırlar ve yukarıdaki kontrol listesindeki eksik hükümleri işaretler; içtihat modülü ise 2.135.780 sentetik olmayan karar kaydı arasında Türkçe tam metin arama ve hukuki bağlam sıralaması yapar ve her sonuçta daire ile esas/karar numarasını gösterir.

Özet

İyi hazırlanmış bir ücret sözleşmesi yalnızca avukatın alacağını güvence altına almaz, müvekkille güven ilişkisini de sağlam bir zemine oturtur. Belirleyici olan beş nokta: kapsamı aşama aşama yazmak, nispi ücrette yüzde yirmi beşlik üst sınır ile tarife alt sınırını birlikte gözetmek, azil ve istifanın kanuni sonuçlarını doğru kurmak, karşı yan vekâlet ücretinin avukata ait olduğunu açıkça belirtmek ve ücretin vergi karşısındaki durumunu net yazmak.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya somut olaya özgü danışmanlık değildir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi her yıl güncellenir; oranlar, süreler ve vergi yükümlülükleri mevzuat değişikliklerinden etkilenir. Sözleşme düzenlemeden önce yürürlükteki tarifeyi ve kanun metnini güncel hâliyle kontrol edin.

Bu konuda yapay zeka desteği almak ister misiniz?

Miron AI'yı inceleyin